IŞİD, Kuzey Irak'ta yeniden toparlanıyor

IŞİD'in, Kuzey Irak'taki Hamrin Havzası'na konuşlanarak Irak gelinde saldırılar gerçekleştirmek için Bağdat ile Erbil arasındaki ilişkilerin bozulmasından faydalandığı iddia edildi. 

  • 16.02.2021, 16:13:31
  • Güncelleme: 1 saniye önce
IŞİD, Kuzey Irak'ta yeniden toparlanıyor

Irak ordu komutanları Middle East Eye'a yaptığı açıklamada, IŞİD'in  Kuzey Irak'ta yeniden toparlandığını ve Hamrin Havzası'ndaki üyelerine lojistik destek sağlamak için büyük ölçüde kadınlara güvendiklerini söyledi.

Grubun 2017'de Irak'taki bölgesel yenilgisinin ardından, IŞİD üyeleri büyük ölçüde Hamrin dağları da dahil olmak üzere Salah El-Din, Diyala ve Kerkük kentleri arasındaki üçgende sıkıştı

Hamrin Havzası olarak bilinen bölge engebeli ve geçilmesi zor bir yapıya sahip. Hamrin, Sünni ve Kürt silahlı grupların onlarca yıldır yoğunlaştığı, IŞİD üyelerinin diğer bölgelerde güvenlik çok kritik hale geldiğinde geri çekildiği en büyük ve en tehlikeli sığınaklardan biri.

Bölge, Irak federal güvenlik güçlerinin yetki alanları ile Irak Kürdistan Bölgesel Hükümeti (IKBY) Peşmergeleri arasında sıkışmış durumda.

Son bir aydır ordu komutanları, Bağdat'ın kuzeyindeki IŞİD faaliyetlerinde belirgin bir artış kaydetti. IŞİD, 21 Ocak'ta Bağdat pazarında 32 kişinin hayatını kaybettiği çifte intihar saldırısı da dahil olmak üzere üç büyük saldırının sorumluluğunu üstlendi.

Ordu komutanları MEE'ye, bu saldırıdan bu yana Salah al-Din'in doğusundaki El Eith'te 11 Haşdi Şabi militanının ve Diyala'nın doğusundaki Naft Khana'da 5 Haşdi Şabi militanın öldürüldüğünü söyledi.

Adının verilmemesi koşuluyla konuşan üst düzey bir ordu komutanı, "Önceki aylara kıyasla, geçtiğimiz ay boyunca bu alanlarda örgüt faaliyetlerinde dikkate değer bir artış kaydedildi. IŞİD üç büyük operasyon düzenledi ve bu göz ardı edilecek veya umursanmayacak bir şey değil.” dedi.

Komutan, "Hala gerçek bir tehdit oluşturuyorlar. Ancak mevcut saldırıları, artık topraklarını elinde tutamadığı için yalnızca varlıklarını kanıtlamayı amaçlıyor." diye konuştu. 

Buna karşılık, uluslararası güçler ve Irak güçleri IŞİD'i hedef alma çabalarını hızlandırdı. Geçtiğimiz iki hafta içinde Hamrin Havzası ve çevresinde düzinelerce IŞİD savaşçısı tutuklandı veya öldürüldü.

IŞİD'in “halife yardımcısı” Ebu Yaser el-İsavi, geçen hafta hava saldırısında öldürülenler arasındaydı.

Askeri komutanlar MEE'ye, Issawi ve diğer 9 IŞİD liderinin Kerkük'ün güneyindeki Qouri al-Shay vadisinde öldürüldüğünü söyledi.

Komutanlar, Kuzey Irak'ta Kerkük ve Diyala valiliklerini birbirine bağlayan ve Hamrin sıradağlarını geçen vadinin IŞİD için "en önemli" tedarik yollarından biri olduğunu söylüyor.

Bu dağlar, 25-30 km uzunluğunda ve 7-8 km derinliğinde ve doğuda ve batıda Salah al-Din ve Süleymaniye, kuzeyde Kerkük ve güneyde Diyala valilikleri arasında uzanıyor.

Acil Müdahale Kuvvetleri'nin 3. Tugay komutanı Tuğgeneral Rafi Said, "Bu bölgeler çok engebeli, ıssız ve tutulması zor.’’ açıklamasında bulundu.

Said, "Bu güvenlik açığını tespit ettik. Bölgede birkaç operasyon gerçekleştirdik, ancak tüm operasyonlar bir veya iki gün sürüyor ve bitiyor. Irak silahlı kuvvetlerinin sayısı ve silahları yeterli olmasına rağmen bu vadiyi tutmamız için emir verilmedi." dedi. 

Kadın ajanlar

IŞİD’in bağlantıları ve kabiliyetleri, Suriye ve Irak'ın üçte birini elinde bulundurduğu eski gücünün gölgesi.

Ancak IŞİD güçlenmeye çalışırken, grubun ve öncüsü El Kaide'nin bir zamanlar büyük ölçüde dayandığı bir taktiğe geri dönüyor gibi görünüyor: Kadınları sahaya sürmek.

IŞİD, uzun süredir kadınları intihar saldırıları ve lojistik operasyonlar için kullanıyor. Kadınlar, dini hassasiyetler nedeniyle genellikle denetlenmeden güvenlik güçlerinden geçiyor.

Irak askeri saha komutanları MEE'ye, IŞİD'in hareketsiz kadın hücrelerini yeniden faaliyete geçirdiğini söyledi. Hamrin Havzası'na konuşlandırılan Acil Müdahale Kuvvetleri, bazı tutukluların itiraf edip nerede olduklarını ifşa etmelerinin ardından bu haftanın başlarında 5 kadını tutukladı.

Acil Müdahale Kuvvetleri komutanı Yarbay Tarık El Gazali Çarşamba günü MEE'ye yaptığı açıklamada, "Kadınlar örgütün sığınaklarına ve onun savaşçılarının ailelerine para, mesaj ve yiyecek taşıyorlardı." dedi.

Gazali, "İki gün önce 5 kadını, kadınların yaşadığı Süleyman Bek ilçesinde suç departmanıyla koordineli olarak tutukladık ve suçlarını itiraf ettiler." dedi. 

IŞİD karşıtı çabaları denetleyen bölgedeki askeri komutanlar, MEE'ye gözaltına alınan 5 kadının ve daha önce tutuklanan  IŞİD savaşçılarının akrabaları olduğunu ve grubun henüz yeni yüzler toplamayı başaramadığını söyledi.

Gazali, "Bu kadınların hepsi ev hanımı ve IŞİD üyelerinin akrabası ve bu nedenle onları çekmek ve toplamak kolay." dedi.

Gazali, "IŞİD, üyelerine uyguladığı ve çoğunluğunun kimliğini açığa çıkardığı büyük istihbarat kısıtlamaları nedeniyle yeniden kadınlara bağımlı. Örgüt, Irak toplumundaki kadınları kendine çekmek için hassas davranıyor." diye konuştu. 

Irak ve IKBY gerilimi

Tarihsel olarak, IŞİD'in gerçekleştirdiği saldırıların çoğu, Bağdat tarafından yönetilen bölgeler ile KBY arasındaki tartışmalı alanlara ek olarak Batı Anbar ve Kuzey Ninova çevresindeki çöl bölgelerinde gerçekleşti.

Ordu komutanları MEE'ye, bu saldırıların çoğunun genellikle Bağdat ile Erbil arasındaki gerilimin tırmanmasıyla aynı zamana denk geldiğini söyledi.

Bu gerilimler yeni boyutlara ulaştı. Bağdat, IKBY bölgesinde çıkarılan petrolü satarak toplanan parayı ödeyene kadar, bu bölgedeki 700 binden fazla kamu çalışanının maaşlarını ödemeyi reddediyor.

Bir ordu komutanı, "IŞİD yıllardır operasyonlarının kabiliyetini artırmak için federal ve bölgesel hükümetler arasındaki gerilimi kullanıyor, çünkü kaynaklarının çoğu güvenlikten yoksun olduğu düşünülen bölgelerde bulunuyor.’’ dedi. 

Komutan, “İki taraf arasındaki farklılıkların artması, bu grupların operasyonlarını yürütmeleri için her zaman, kasıtlı veya kasıtsız olarak alan sağlar ve bu tam olarak 2014'ten önce IŞİD'in yükselişi ve bölgedeki çoğu şehir ve köyü ele geçirmesi sırasında olan şeydir. Bağdat ile Erbil arasındaki anlaşmazlık sona erene kadar bu sorun bitmeyecek." diye konuştu. 

Çeviri: Emirhan Kemendi