Erdoğan, Kömürhan Köprüsü ve Bağlantı Tüneli Açılış Töreni'nde konuştu: (1)

"Kömürhan Köprüsü, kendi grubunda dünyanın 4. büyük projesi unvanını taşıyor. Tasarımından inşasına kadar her şeyiyle yüzde 100 yerli ve milli kaynaklarla inşa edilen bu eser, ülkemizin mühendislik alanındaki gücünün ve kabiliyetlerinin sembollerinden biri olacaktır"
  • 02.01.2021, 15:02:06
  • Güncelleme: 11 ay önce

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kömürhan Köprüsü'nün, kendi grubunda dünyanın 4. büyük projesi unvanını taşıdığını belirterek, "Tasarımından inşasına kadar her şeyiyle yüzde 100 yerli ve milli kaynaklarla inşa edilen bu eser, ülkemizin mühendislik alanındaki gücünün ve kabiliyetlerinin sembollerinden biri olacaktır." dedi.

Erdoğan, Vahdettin Köşkü'nden Kömürhan Köprüsü ve Bağlantı Tüneli Açılış Töreni'ne canlı bağlantıyla katıldı.

Açılışı yapılan köprü, bağlantı tüneli ve yolunun ülkeye, bölgeye ve şehirlere hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, yapım bedeli 720 milyon lira olan bu projenin Elazığ ile Malatya'yı birbirine bağlamanın ötesinde ülkenin doğu, batı, kuzey ve güney ulaşım aksının en önemli noktalarından birini oluşturduğunu söyledi.

Erdoğan, toplam uzunluğu 660 metreyi, orta açıklığı 380 metreyi bulan Kömürhan Köprüsü'nün, kendi grubunda dünyanın 4. büyük projesi unvanını taşıdığını vurgulayarak, Fırat Nehri'nin üzerine inşa edilen köprünün Karakaya Barajı'nın çevresindeki yolu kısaltarak, yılda sadece vakitten 9,3 milyon lira, yakıttan da 4,7 milyon lira tasarruf sağlayacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tasarımından inşasına kadar her şeyiyle yüzde 100 yerli ve milli kaynaklarla inşa edilen bu eser, ülkemizin mühendislik alanındaki gücünün ve kabiliyetlerinin sembollerinden biri olacaktır. Tarihi bir abide özelliği taşıyan köprüsüyle, tünelleriyle, yollarıyla bu projenin bölgemizin kalkınmasına, gelişmesine, refahına önemli katkılar sunacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Köprünün aynı zamanda Elazığ ve Malatya havalimanları arasındaki mesafeyi de azaltarak, bölgenin ulusal ve uluslararası hava ulaşımında da kolaylık sağlayacağını belirten Erdoğan, eserin ülkeye kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik etti.

- Ülkenin ticari ve turizm potansiyeline katkı sağlayacak

Erdoğan, artık Fırat nehrinin azgın sularında hayatlarını kaybeden vatandaşların ardından ağıtlar yakılmayacağını dile getirerek, türküde geçen "Kömürhan Köprüsü Harput'a bakar/Kör olası zalim Fırat ocaklar yakar/Ahbapların gelmiş ağıtlar yakar/Söyletmeyin beni anam yaram derindir" dizelerini seslendirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yaptığımız yatırımlar, inşa ettiğimiz eserlerle Fırat'ı, kavuşmanın, sevincin, muhabbetin, refahın sembolü haline getirdik, getirmeyi sürdüreceğiz. Ülkemizin ticari ve turizm potansiyeline katkı sağlayacağına inandığım bu eser bölgedeki ulaşım yatırımlarımızdan sadece biridir. Bugüne kadar Malatya'da 8,8 milyar lira, Elazığ'da 6 milyar lira ulaşım yatırımı yaparak, bölünmüş yoldan demiryoluna ve havayoluna kadar her alanda bölgemizin çehresini değiştirdik. Malatya'nın bölünmüş yol uzunluğunu 12 kat artışla 443 kilometreye, Elazığ'ın bölünmüş yol uzunluğunu 11 kat artışla 357 kilometreye çıkardık. Daha önce büyütüp modernleştirdiğimiz Malatya Havalimanı'na şimdi yeni bir terminal binası yapıyoruz. Aynı şekilde Elazığ Havalimanı'nı daha da büyütüyor, geliştiriyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antik Çağ filozoflarından Epiktetos'un "Koyun yemini çobanın önüne getirip de bak ne güzel yedim demez. Yemini yer, sindirir, yün ve süt verir. Bunun gibi, sen de felsefi ilkelerini insanlara anlatıp durma. Onlara sindirdiğin bu ilkelerden ürettiklerini göster." sözlerini anımsatarak, şöyle konuştu:

"Esas olan kendi halkın ve insanlık için ne ürettiğin, onlara ne verdiğin, ne kattığındır. Ülkemizde sürekli ilkelerden bahsedip hiçbir üretim yapmamayı felsefe haline getirmiş bir zihniyet varlığını hala sürdürmektedir. Bunlar ülkenin ve milletin faydasına hiç bir adım atmadıkları gibi atılan hayırlı adımlardan da rahatsız olurlar. Türkiye'nin ekonomide ve yatırımlarda olduğu gibi demokraside, hukukta, özgürlüklerde de ilerlemesine tahammül edemezler. Ayasofya'nın ibadete açılmasından başörtüsü hazımsızlığına kadar bir çok alanda bu habis zihniyetin yansımalarını görüyoruz. Ama biz bunlara aldırmadan hizmet siyaseti diyoruz, eser siyaseti diyoruz. Milletimizin önüne işte burada olduğu gibi eserlerimizle, hizmetlerimizle, yaptıklarımızla ve yapmayı taahhüt ettiklerimizle çıkıyoruz. Bu anlayışla tüm dünyayı esir alan salgın şartlarına rağmen geride bıraktığımız 2020 yılında da hizmet siyasetinden zerre taviz vermedik."

(Sürecek)

  • Kaynak: AA