Çin Kovid-19 aşısını silah olarak kullanıyor!

Tayvan, Kovid-19 vakalarının artmasını önlemek için almaya çalıştığı Kovid-19 aşılarını Çin engellemesi nedeniyle alamıyor.

  • 28.05.2021, 14:08:45
  • Güncelleme: 8 ay önce
Çin Kovid-19 aşısını silah olarak kullanıyor!

 

Tayvan, Kovid-19 vakalarının artmasını önlemek için almaya çalıştığı Kovid-19 aşılarını Çin engellemesi nedeniyle alamıyor. Çin'in dışarıdan aşı almasını engellediği Tayvan'a kendisi de aşı satmıyor.

Tayvan, Çin'in kendisine çok ihtiyaç duyulan Kovid-19 aşılarını verme konusunda samimi olduğuna inanmadığını ve adanın vaka sayılarının artmasında en büyük payın Pekin'in siyasi nedenlerden dolayı aşıları önlemesinden kaynaklandığını söyledi.

Çin ve Tayvan, dünya virüsle savaşırken, Tayvan'ın Çin egemenliğini kabul etmeyi reddetmesi ve ABD'nin Taipei'ye verdiği desteği artırması nedeniyle aralarındaki bağlar iyice gerildi ve karşılıklı suçlamalar arttı.

Tayvan, Çin'in Almanya'nın BioNTech aşılarını almasını engellediğini söylemesinin ardından, Çin bu aşının tedarikini Çinli satış temsilcisi Shanghai Fosun Pharmaceutical Group Co Ltd aracılığıyla göndereceklerini söyledi fakat aşı Tayvan'a ulaşmadı.

Üst düzey bir Tayvanlı yetkili, Çin'in aşı sorununu ele almak için Kovid-19 vakaları hakkında bilgi alışverişinde bulunmak için mevcut bir kanalı kullanmadığını, bunun yerine aşı sunmaya gerçek niyeti olmadan Tayvan'ı "bölmek ve zayıflatmak" için "siyasi savaş" başlattığını söyledi.

Çin Tayvan anlaşmazlığı

Çin'de İkinci Dünya Savaşı'nın ardından çıkan iç savaşta Mao Zedong liderliğindeki Çin Komünist Partisinin (ÇKP) 1949'da iktidarı ele geçirmesi ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etmesi üzerine Çan Kayşek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Kuomintag) üyeleri, Tayvan'a yerleşip 1912'de kurulan "Çin Cumhuriyeti" iktidarının Ada'da devam ettiğini ileri sürerek bağımsızlık ilan etmişti.

Bu girişim Çin tarafından kabul edilmese de Tayvan temsilcileri, 1971'e kadar Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Çin'i temsil etmişti. 1950'ler ve 1960'larda çok sayıda ülkenin diplomatik ilişki tercihini Çin Cumhuriyeti'nden Çin Halk Cumhuriyeti'ne çevirmesinin ardından, 1971'de BM Genel Kurulunda yapılan oylamada Pekin hükümetinin Çin'in tek meşru temsilcisi kabul edilmesiyle Tayvan'ın uluslararası örgütlerdeki konumu belirsiz hale gelmişti.

Pekin yönetimi, "Tek Çin" ilkesini benimseyerek Çin'i uluslararası toplumda sadece kendilerinin temsil ettiğini savunuyor ve Tayvan'ın dünya ülkeleriyle müstakilen diplomatik ilişkiler kurmasına, BM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.

Pekin’den “Tek Çin” vurgusu          

Pekin yönetimi, "Tek Çin" ilkesini benimseyerek Çin'i uluslararası toplumda sadece kendilerinin temsil ettiğini savunuyor ve Tayvan'ın dünya ülkeleriyle müstakilen diplomatik ilişkiler kurmasına, BM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.

ortadoguhaber.com