Çavuşoğlu KKTC’de

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi ziyaret amacıyla KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nu kabul etti.

  • 02.02.2021, 17:16:15
  • Güncelleme: 11 ay önce
Çavuşoğlu KKTC’de

Görüşmenin ardından KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu, pandemi sürecinde halkın sağlığı için ne gerekiyorsa yaptıklarını söyledikten sonra sözlerine şöyle devam etti:

“Biz Türkiye için ne yapıyorsak yavru vatan KKTC için de aynısını yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep tayyip Erdoğan’ın ziyareti marjında açılışını yaptığımız 100 yataklı acil durum hastanesi bunlardan bir tanesi.

Türkiye’ye gelen aşıların bir kısmını KKTC’ye gönderiyoruz. Bugüne kadar 40 bin doz aşıyı yavru vatana ulaştırdık. Sayın Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın da dediği gibi önümüzdeki günlerde de Türkiye’ye aşı geldikçe Kıbrıs’a, kardeşlerimize ulaştıracağız. KKTC’deki her vatandaşın aşı olması için elimizden geleni yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da iletmemi istediği mesaj budur.

5+BM gayri resmi toplantı yapma fikri bizden geldi. Neden? Çünkü Crans Montana’da federasyon için yürüttüğümüz müzakereler sonuçsuz kaldı. Defalarca federasyon konusunu dile getirdik ama maalesef Crans Montana’da görüşmeler başarısız oldu. Neden? Rum kesimi (bugün de aynı tutumu sergiliyor) siyasi eşitliği bir kenara bırakın, hiçbir şeyi Kıbrıs Türk halkıyla ve KKTC’yle paylaşmak istemediğini gösterdi. Fererasyon için 52 sene müzakereler yapıldı, her seferinde Rum tarafının bu tutumu sebebiyle bu müzakereler sonuçsuz kaldı. Yani bu tüketildi. Şimdi egemen eşitlik temelinde müzakere yapılması gerekiyor.Biz diplomasi yoluyla müzakere edilmiş kalıcı çözüm istiyoruz. Egemen eşitlik olursa, iki devlet olur. Dürüst davrandık. Rum tarafı maalesef gücü de zenginliği de paylaşmak istemiyor. Rum tarafı hidrokarbon zenginliklerini bile paylaşmak istemiyor. Olmayacak bir şeyi müzakere etmenin faydası yok. 52 sene neden olmadı? Tahammülümüz var mı? Artık zaman kaybına tahammülümüz yok. Bazıları diyor ki iki devletli çözüm, Rum tarafında da farklı görüşler var. Anastadias'ın da iki devletli çözüm istediğini çok iyi biliyorum. Geçenlerde başpiskoposun da açıklaması oldu. Uluslararası toplum da olmayacak şeyleri dayatmamalı. Hatta Rum kesimine de böyle bir dayatmanın olmaması gerekir. Kıbrıs'ta (doğal kaynakların) gelir paylaşımında çözüm bulabilirsek Doğu Akdeniz meselesinin yüzde 50'sini çözmüş oluruz.5+BM toplantısına ev sahipliği yapacak olan BM. Onların akıllarından New York geçiyor ama pandemi dolayısıyla kısıtlama var. Cenevre olabilir. İstanbul'u diğer ülkeler ve Rum tarafı kabul etmeyebilir. Biz Avrupa olmasını isteriz yakın diye ama genel sekreterin aklından geçen New York. Henüz kesin bir şey yok. Türkiye'nin olmadığı hiçbir platform geçerli değildir. Bunun geçerli olmadığını diplomaside de sahada da gösterdik.Biz herkesle oturup konuşalım, hakça paylaşım olsun diyoruz ama bizi yok sayan girişimlerin hükmü yoktur."

Ersin Tatar ise yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Türkiye'nin yanımızda olması bize güç katmaktadır. Pandemi süreci devam ediyor. Bu konuda da sayın bakanımızla görüşmelerimiz olmuştur. Türkiye'den 40 bin doz aşı almış bulunmaktayız. Son gelen 6.5 milyon aşıdan da bize bir pay aktarılacaktır. Kıbrıs Türk'ü Türkiye Cumhuriyeti'ne her zaman yanımızda oldukları için bizi her zaman en iyi şekilde savunmuşlardır. Bizim pozisyonumuz egemen eşitliğe dayalı... Dünya da eğer demokrasiye saygıları varsa halkımız adına söyleyeceklerimizi dikkate alacaklardır. Siyasi eşitlik temelinde ki onu da alamamıştık, Rum tarafı paylaşmak istemiyor, egemenliği alma noktasında büyük sıkıntılar yaşadık. Alternatif kendi devletimizin KKTC'yi güçlendirmesidir. Yolumuz doğru yoldur. Bir netice alınamazsa, müzakereden kaçmayacağız ama söylediklerimizin de arkasındayız. Şu anda Doğu Akdeniz'de sizin verdiğiniz kutsal mücadele, Kıbrıs eski Kıbrıs değildir, enerji kaynakları meselesi vardır, güçlü bir Türkiye vardır. KKTC değerine değer katmıştır. Omuzlarımızda binlerce şehidimiz, arkamızda 85 milyona yakın bir Türk ulusu vardır.”