158 yıllık acı unutulmadı

Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Dinçer: "Rusya Federasyonu'na seslenmek istiyorum; Soykırım ve sürgünün faili olan Rus Çarlığı'nın devamı olarak bu büyük acıyı tanıyınız, tarihinizle yüzleşiniz ve gereğini yapınız'' dedi.
  • 21.05.2022, 19:27:15
  • Güncelleme: 1 ay önce
158 yıllık acı unutulmadı

Kafkas Dernekleri Federasyonunca, Çerkes Sürgünü'nün 158. yılı dolayısıyla anma etkinliği düzenlendi.

Yenikapı Miting Alanı'ndaki etkinliğe gelen katılımcılar, Çerkes bayrakları taşıdı, "İntikam değil adalet istiyoruz" ve "Soykırım aklanamaz" yazılı pankartlar açtı.

Sürgünde hayatını kaybedenler, alanda yere konulan sembol mezar taşları ile anıldı.

Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ümit Dinçer, bugün, 158 yıl evvel biten ve 101 yıl süren bir savaşı, bir büyük dehşeti, kıyımı ve sonrasını konuşacaklarını söyledi.

Dinçer, "Bugün 158 yıl evvel Adigeleri, Abazaları, Çeçenleri ve Osetleri ana vatanlarından süpüren Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nü konuşacağız. Bugün burada oluşumuzun sebebine Çerkesler ana dillerinde 'Yıstanbılako' derler. Anlamı; İstanbul yolu, İstanbul yolculuğu demektir. Ne kadar da nahif bir adlandırma değil mi? Oysa bu nahif isimlendirme, büyük bir trajediyi, korkunç bir soykırımı ve sürgünü ifade eder esasında." diye konuştu.

Ümit Dinçer, 100 yıldan uzun süren savaşa karşın Çerkeslere boyun eğdiremeyen Çarlık Rusyası'nın, Çerkesleri imparatorluğun diğer bölgelerine veya Osmanlı topraklarına sürgün etmeye karar verdiğini anlattı.

Çerkeslerin büyük bir kısmının 1864'te çok kısa bir süre içerisinde ana yurdundan korkunç koşullarda sürgün edildiğini aktaran Dinçer, şunları kaydetti:

"Bizim yaşadığımız soykırımdır. Birleşmiş Milletler'in 1948 tarihli Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ne göre bir eylemin soykırım olarak nitelendirilebilmesi için belirli bir insan topluluğunun, milliyeti, ırkı, etnik kökeni veya dini dolayısıyla tümünün ya da bir bölümünün yok edilmesi niyetinin bulunması gerekir. 1951'den beri yürürlükte olan ve ülkemizin de taraf olduğu sözleşmeye göre; topluluk üyelerini öldürmek, topluluk üyelerine ciddi fiziki veya zihinsel zarar vermek, topluluk üyelerini bilerek tamamen ya da kısmen fiziksel yok oluşa götürecek yaşam şartlarına tabi tutmak, topluluktaki yeni doğumları kasıtlı olarak engellemek, topluluğun çocuklarını zorla başka bir gruba transfer etmek, bu saydığımız eylemlerin tamamı Kafkas-Rus savaşları esnasında, sonrasında Çerkes halkına uygulanmıştır."

Tüm uluslararası camiaya seslenmek istediğini ifade eden Dinçer, sözlerini şöyle tamamladı:

"Rusya Federasyonu'na seslenmek istiyorum; Soykırım ve sürgünün faili olan Rus Çarlığı'nın devamı olarak bu büyük acıyı tanıyınız, tarihinizle yüzleşiniz ve gereğini yapınız. Bu, gerek Rus halkı gerekse Çerkes halkının geleceğine kesinlikle olumlu yansımalarda bulunacaktır. Çerkes diasporası ile cumhuriyetlerimizin güçlü ilişkileri Türk halkı, Rus halkı ve Çerkes halkının da yararınadır. Bir soykırımın bakiyesi olan bizler istiyoruz ki; Çerkes Soykırım ve Sürgünü tanınmalıdır."

Anma etkinliğine Çerkeslerin yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.