Yüzde 90’ı enkaza dönen, okulların ve hastanelerin büyük çoğunluğunun hizmet dışı kaldığı Gazze’de, Filistinliler kısıtlı imkanlarla geleneklerini yaşatmak için mücadele veriyor.
Yıkıntılar arasında yükselen bir ezgi
İşgal saldırılarında 200 bin tondan fazla patlayıcının kullanıldığı bölgede, Hatice Ebu Matar isimli bir kız çocuğu, sığındığı merkezde "Merhaba ey hilal" ezgisini seslendirerek çevreye moral vermeye çalışıyor. Siyonist bombardımanların ve kuşatmanın ortasında yankılanan bu ses, yerinden edilen mazlum halkın hayata tutunma iradesini temsil ediyor.
Yardım kutularından Ramazan feneri
Han Yunus’un Mevasi bölgesindeki çadır kentlerde yaşayan 32 yaşındaki Reyhan Şarab, gelen insani yardım kolilerini geri dönüştürerek Ramazan fenerleri (fanoos) yapıyor. Elektriğin olmadığı, evlerin yıkıldığı bu batıl saldırı ikliminde Reyhan, karton kutulardan ürettiği fenerlerle çadırlara ışık ve umut taşımayı amaçlıyor.
Naylon poşetlerden umut ipleri
Siyonist rejimin eğitim altyapısını %95 oranında tahrip ettiği Gazze'de, okulsuz kalan çocuklar ise çadırlar arasına kendi yaptıkları süsleri asıyor. Atık naylon poşetleri şeritler halinde keserek birbirine bağlayan çocuklar, iki çadır arasına çektikleri bu iplerle Ramazan ayının ruhunu yaşatmaya çalışıyor. Sokakların karanlığa büründüğü ve işgal altındaki topraklarda bayram havasının yerini yasa bıraktığı bu dönemde, Gazzeliler inançlarını ve direniş ruhlarını korumaya devam ediyor.