Bölgedeki gerilim tırmanırken Bahreyn’de uçak trafiğinde panik yaşandı. 19 uçak farklı ülkelere güvenliğe çekildi.
Bahreyn Uluslararası Havalimanı’nda son 48 saat içinde yaşanan olağandışı hareketlilik, dünya havacılık kamuoyunun dikkatini çekti. Uçuş takip platformları Flightradar24 ve ADS-B Exchange verilerine göre, 10-11 Mart tarihlerinde 19 yolcu ve kargo uçağı ani bir kararla havalimanından tahliye edildi.
Filonun Dörtte Biri Gönderildi
Açık kaynak verilerine dayanan analizler, tahliye edilen uçakların 12’sinin yolcu uçaklarından oluştuğunu gösteriyor. Bunların 11’i Bahreyn’in ulusal havayolu şirketi Gulf Air’e ait uçaklar. Bu hamle, havayolu şirketinin toplam filosunun yaklaşık yüzde 25’inin aynı anda tahliye edilmesi anlamına geliyor. Uçakların büyük bir kısmının Suudi Arabistan’daki El-Ula Havalimanı’na, bir kısmının ise Hindistan’ın Bengaluru şehrine yönlendirildiği görüldü.
Kargo operasyonlarında da benzer bir hareketlilik yaşandı. DHL’e ait 4 ve AeroLogic’e ait 1 uçak Almanya’ya; Bahreyn merkezli Texel Air’e ait 2 uçak ise Umman’a uçuş gerçekleştirdi.
Krizin Ayak Sesleri: Adım Adım Tahliye
Veriler, bu “yeniden konuşlandırma” sürecinin bölgedeki jeopolitik gerilimin tırmanmasıyla paralel olarak aşamalı şekilde gerçekleştiğini kanıtlıyor. İlk etapta 27 Şubat’tan itibaren Avrupa ve Asya’ya giden bazı uçakların geri dönüş seferlerinin iptal edildiği saptandı. Şu an itibarıyla Gulf Air filosunun en büyük kısmı (yaklaşık 18 uçak), Suudi Arabistan’daki Dammam ve El-Ula havalimanlarında park edilmiş durumda.
Resmi Makamlardan “Operasyonel” Savunma
Bahreyn makamları ve Gulf Air’den konuya ilişkin ilk açıklama gecikmedi. Yetkililer, bu hamlenin “geçici bir operasyonel düzenleme” olduğunu savundu. Bahreyn Sivil Havacılık İşleri tarafından yapılan açıklamada, uçakların yolcusuz olarak nakledildiği ve bu adımın gelecekteki uçuş planlarını desteklemek, operasyonel hazırlığı artırmak amacıyla atıldığı bildirildi. Ancak askeri analizciler, böylesine geniş çaplı bir tahliyenin, bölgedeki olası çatışma risklerine karşı “envanter koruma” refleksi olduğu görüşünde birleşiyor.


