Gazze'deki ateşkes anlaşması ile sahadaki uygulamalar arasındaki uçurum giderek derinleşiyor. İsrail ordusunun, anlaşmayı gerilimi düşürmek için değil, sahada yeni ve kalıcı güvenlik gerçekleri dayatmak için kullandığı ortaya çıktı.
Sarı Hat: Geçici Bölge mi, Kalıcı Sınır mı?
Anlaşmaya göre İsrail güçlerinin "Sarı Hat" olarak belirlenen noktaya çekilmesi ve buranın askeri operasyonların durduğu bir temas hattı olması gerekiyordu. Ancak uydu görüntüleri ve saha raporları, İsrail'in beton bariyerleri yerleşim yerlerinin içine doğru yüzlerce metre kaydırdığını ve bölgeyi insansızlaştırarak "tampon bölgeler" oluşturduğunu gösteriyor. Şu an Gazze topraklarının %53'ü fiilen İsrail kontrolü altında.
Ateşkes Gölgesinde Yüzlerce İnfaz
"Ateşkes" adı altında geçen süreçte, İsrail keskin nişancıları, İHA saldırıları ve topçu atışlarıyla yüzlerce Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu bu saldırıları "aranan şahıslar" veya "anlık tehditler" bahanesiyle meşrulaştırmaya çalıştı.
"Lübnan Modeli" Sınır
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in Sarı Hat için "yeni bir sınır hattı" ifadesini kullanması, Tel Aviv'in niyetini açık etti. İsrail, bu hattı tıpkı 2000 yılında Lübnan sınırında çizilen "Mavi Hat" benzeri kalıcı bir güvenlik ve sınır hattına dönüştürmeyi hedefliyor. Birleşmiş Milletler ise Gazze'nin sınırlarının değiştirilmesinin anlaşmaya aykırı olduğunu vurguluyor.